ARTICLES
Original Article
Yunus Emre Öksüz,Gözde Masatcıoğlu
2025, 9(2), s:20-27
Çevrimiçi alışveriş, sunduğu kolaylık ve geniş ürün yelpazesi sayesinde, tüketiciler için fiziksel alışverişe göre birçok cezbedici özelliği bünyesinde barındırmaktadır. Bu durum günümüz toplumunu, literatürde giderek daha sık kullanılan bir kavram olan çevrimiçi alışveriş bağımlılığı kavramıyla tanıştırmıştır. Sosyal medya platformlarının giderek artan ticari potansiyeli ve alışveriş sitelerinin sosyal medya üzerinden yürüttüğü reklamcılık stratejileri sosyal medya platformlarının alışverişi teşvik ettiğini göstermektedir. Bu durum sosyal medya kullanımı ile çevrimiçi alışveriş arasındaki ilişkilerin sorgulanmasını beraberinde getirmiştir. Bu çalışma, sosyal medyada önemli ölçüde zaman harcayan bireylerin çevrimiçi alışveriş alışkanlıklarını incelemeyi ve sosyal medyanın çevrimiçi alışverişteki potansiyel dürtüsel etkilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışma 254 katılımcı ile çevrimiçi anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada ilişkisel tarama metodu kullanılmıştır. Çalışma Çevrimiçi Alışveriş Bağımlılığı Ölçeği ve Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği-Yetişkin Formu aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonucunda gerçekleştirilen korelasyon analizinde sosyal medya kullanımı ve çevrimiçi alışveriş arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p <.01). Yapılan regresyon analizinde sosyal medya bağımlılığındaki bir birimlik artışın, çevrimiçi alışveriş davranışında 0.762 birimlik bir artışa neden olduğu görülmüştür (B = .762, SE = .041). Bu bulgular, bu çalışmanın hipotezi olan, sosyal medya bağımlılığı arttıkça çevrimiçi alışveriş bağımlılığı artar hipotezini desteklemektedir.
Original Article
Sigara, Alkol, Madde Bağımlılığı Tedavi Programı (SAMBA): Retrospektif Etkinlik Analizi
Remzi Oğulcan Çıray,Mehmet Akif Çeçen,Pelin Çiray
2025, 9(2), s:28-34
Alkol ve madde kullanım bozukluğu, bireyin biyopsikososyal işlevselliğini bozan ve tedavi sürecinde çeşitli zorluklar yaratan yaygın bir halk sağlığı sorunudur. Sigara Alkol Madde Kullanım Bozukluğu Tedavi Programı (SAMBA) bağımlılıkla mücadelede bireylere psikoeğitim sağlamak, iletişim ve problem çözme becerilerini geliştirmek, dürtü kontrolünü desteklemek gibi hedefler doğrultusunda yapılandırılmıştır. Bu çalışma, bir eğitim araştırma hastanesinde bir yıl boyunca uygulanan Sigara, Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Programı'nın (SAMBA) işleyişini, katılımcı özelliklerini ve tedavi sürecine etkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, programa katılan bireylerin demografik özellikleri, tedaviye uyum düzeyleri ve SAMBA ile olan ilişkisini incelemektedir. Elde edilen bulgular, SAMBA programının bağımlılık tedavisinde yapılandırılmış ve bütüncül bir yaklaşım sunduğunu ve tedaviye uyumu artırmaya yönelik etkili bir model olabileceğini göstermektedir.
Original Article
Mesut Kölçe
2025, 9(2), s:35-60
Bu çalışma, Çocuklukta oluşan bilişsel, duygusal ve davranışsal kolon boşlukları ve çatlaklar, ileriki yaşamda içsel stres, sosyal uyum problemleri ve davranışsal riskler için görünmeyen bir zemin oluşturur ve ayrıca bireyin yaşam boyu işlevselliğini belirleyen temel yapı taşlarıdır (Kölçe, 2025). Psikostatik Kuram çerçevesinde 0-14 yaş aralığındaki çocuk ve ergenlerin gelişimsel risklerini ve kolon yapılarının psikososyal işlevlerini incelemektedir. Kuram, bireyin gelişimsel kolonlarını temel alan statik yapılar üzerinden, ideolojik, şiddet ve madde kullanımına yönelik riskleri değerlendirmektedir. Bu kolonlar; aidiyet, güven, özsaygı, anlam-değer, sınır bilinci, duygusal okuryazarlık ve beden algısı gibi temel psikolojik yapıları temsil eder. Kolonların sağlamlığı, bireyin stres, travma, ideolojik manipülasyonlar ve sosyal baskılar karşısındaki dayanıklılığını belirlerken, çatlak veya eksik kolonlar, riskli davranışlara açıklık yaratır. Psikostatik Kuram, klasik psikodinamik ve bilişsel gelişim yaklaşımlarından ayrılarak bireysel gelişimi statik ve taşıyıcı kolonlar metaforu üzerinden ele alır. Freud’un dürtü temelli açıklamaları ve Erikson’un sosyal kriz odaklı aşamaları, gelişimi dinamik süreçler olarak tanımlar; oysa Psikostatik Kuram, kolonların sağlamlığı ve boşlukları üzerinden risk davranışlarının kökensel nedenlerini somutlaştırır. Araştırmalar, çocuklukta duygusal, sosyal ve bilişsel eksikliklerin, ileriki yaşamda şiddet, madde kullanımı, zorbalık ve ideolojik radikalleşme ile ilişkili olduğunu göstermektedir (Farrington, 2005; Steinberg, 2008). Psikostatik Kuram, bu ilişkileri kolon yapısı ve boşlukları üzerinden somutlaştırarak hem bireysel hem toplumsal riskleri açıklama kapasitesine sahiptir. Özellikle ergenlik döneminde limbik sistemin hızlı olgunlaşması ve prefrontal korteksin görece yavaş gelişimi, kolonların taşıyıcı işleviyle doğrudan etkileşim gösterir. Bu durum, aidiyet, güven, özsaygı, sınır bilinci ve duygusal okuryazarlık gibi kolonların sağlamlığı ile bireyin riskli davranışlara açıklığı arasındaki ilişkiyi güçlendirir. Ayrıca, ideolojik manipülasyon, akran zorbalığı ve madde kullanımı gibi dışsal riskler, kolon boşlukları üzerinden etkili olur. Çalışma, Psikostatik Kuram’ın kolonların izlenmesi, değerlendirilmesi ve güçlendirilmesine yönelik önleyici müdahaleler için bütüncül bir çerçeve sunduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, kuram hem bireysel hem de toplumsal düzeyde şiddet, suça eğilim ve risk davranışlarını azaltmayı hedefleyen bilimsel bir yaklaşım sunmaktadır.

2. Sayı
1. Sayı
Ek Sayı







